BESLENME & MİKROBİYOTA

Bir bardak ayranın çok güzel eşlik edeceği bir keşfe çıkıyoruz. Keyifli okumalar…

Size bağırsaklarımız içinde tüm yaşantımızı etkileyebilecek güçte bir dünya olduğunu söylesem…. “Mikrobiyota” adı verilen bu dünyada 400’den fazla bakterinin yaşadığı biliniyor. Toplam ağırlığı yaklaşık 1 kg’ı bulan bu bakteri içeriği sağlıklı bir sindirim sistemi oluşmasında büyük etki göstermektedir.

Beslenme ve Mikrobiyota İlişkisi

Mikrobiyotanın en önemli enerji kaynağı diyet ile alınan karbonhidratlardır.

Yüksek yağlı beslenme bağırsak bütünlüğünün bozulmasına neden olur. Bu durum ise kan kolestrol seviyelerinin yükselmesine, obezite ve diyabet gibi metabolik hastalıkların artmasına neden olmaktadır. Yüksek proteinli diyet sonucu bağırsaklarda oluşan bazı metabolik ürünlerin ise kalp ve damar hastalıkları riskini arttırdığı bilinmektedir.

Beslenmenin mikrobiyata üzerine etkisini incelemek üzere Avrupalı ve Afrikalı çocuklar üzerinde yapılan bir araştırmada Afrikalı çocukların mikrobiyotası Avrupalı çocuklara göre daha sağlıklı bulunmuştur. Afrikalı çocukların beslenme düzenlerinin daha fazla bitkisel kaynak ve posa içermesi bağırsaklarda zararlı bakteri ve maddeleri azaltırken, yararlı bakterilerin oranını arttırmıştır.

Mikrobiyatadaki Faydalı Bakteriler : Probiyotikler

Probiyotikler bağırsak içerisinde bulunan canlı mikroorganizmalardır ve bağırsaklarımızın içeriğindeki yararlı bakterilerin gelişimini destekler, gıdaların sindirilebilirliğini arttırır, bağışıklık sistemini güçlendirir, kan kolestrol seviyesini düşürür ve prebiyotiklerin emilimini arttırırlar.

Ayrıca antibakteriyel ve antioksidan etki gösteren probiyotikler ishal, kabızlık ve irritabl bağırsak sendromu gibi bağırsak hastalıkları üzerinde de olumlu etki gösterir.

Probiyotikten Zengin Türk Mutfağı

Mayalanmış besinler probiyotik kaynaklara verilebilecek en güzel örneklerdir. Türk toplumunun geçmişteki göçebe yapısı gereği besinleri mayalaması kültürümüzün ve beslenmemizin bu yararlı bakterilerden zengin olmasını sağlamıştır.

Evde organik kefir daneleri kullanılarak mayalanmış kefir en iyi probiyotik kaynaklardan biridir. Yoğurt, beyaz peynir, tereyağı probiyotik içerikli diğer süt ürünleridir. Süt alerjisi bulunanlar veya veganlar da ekşi mayalı ekmek, sirke, tarhana, şalgam suyu, turşu, zeytin, soya, boza gibi probiyotikçe zengin fermente ürünleri tüketmelidir.

Prebiyotik Nedir, Nelerde Bulunur?

Prebiyotikler sindirilmeyen gıda içerikleri olup insan ve hayvanları olumlu yönde etkileyen, mikrobiyotadaki yararlı bakterilerin gelişmesini teşvik eden karbonhidratlardır. Prebiyotikler probiyotikler için besin kaynağıdır.

Sindirilmediğinden besin değeri az olan prebiyotikler dışkı hacmini arttırırlar ve bağırsakta yararlı bakterilerin çoğalmasını desteklerler.

İnsanlarda iki hafta süreli prebiyotik tedavisinin bağırsak mikrobiyotasını iyileştirdiği, açlık hissini azalttığı ve kan şekeri seviyelerini düzelttiği gösterilmiştir.

Özellikle diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, dislipidemi ve obezite gibi hastalıklardaprobiyotik ve prebiyotik ağırlıklı beslenme ön plana çıkarılması önerilmektedir.Fermente süt ürünleri, muz, enginar, pırasa, kuşkonmaz, kereviz, soğan, sarımsak,bezelye, şeftali, domates, yer elması, hindiba ve yeşil sebzeler ile arpa, çavdar, buğday gibi tahıllar doğal prebiyotiklere verilecek örneklerdir.

Anne sütü içeriğinde de yüksek oranda prebiyotik olduğu bilinmektedir. Yapılan araştırmalar anne sütü ile beslenen bebeklerin mikroflorasının, formula ile beslenen bebeklere göre daha iyi olduğunu göstermektedir.

MFB olarak sizler için hazırladığımız günlük menülerde az yağ, yüksek posa ilkesi ile yoğun prebiyotikli besinleri tercih ediyoruz.

Power Souping ürünlerimizin de bağırsak sağlığımız için gerekli prebiyotik ve probiyotiklerden çok zengin olduğunu hatırlatarak iyi haftalar dileriz.

Daha detaylı biligi için: www.powersouping.com.tr 

MFB ile sağlıklı beslenmenin tercihi sizden, teslimi bizden. Sağlıkta buluşmak üzere.

www.dietmfb.com

www.mfbfood.com

Bir Cevap Yazın

Navigate